Bölüm Başkanlığına Kadrolu Olmayan Öğretim Üyesinin Atanması ve Davacının Başvurusunun Reddedilmesi Hukuka Aykırı Bulundu
Karar Bilgileri
Bu davada, bir fakültedeki bölüm başkanlığı görevine, ilgili bölümün kadrolu öğretim üyesi olmayan bir profesörün atanmasına ilişkin işlem ile davacının aynı göreve atanma talebinin reddi birlikte dava konusu yapılmıştır. Mahkeme, 2547 sayılı Kanun ve ilgili teşkilat hükümlerini değerlendirerek, bölüm başkanlarının ilgili bölümün “aylıklı”, yani kadrolu profesörleri arasından; profesör bulunmaması halinde ise doçentleri ve diğer sıradaki kadrolu öğretim üyeleri arasından seçilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle, yalnızca 13/b-4 kapsamında fiilen görevlendirilmiş bir öğretim üyesinin bölüm başkanlığına atanması hukuka uygun bulunmamıştır.
Mahkeme ayrıca, ilgili bölümde kadrolu profesör bulunmadığı ve davacının o bölümde kadrolu doçent statüsünde olduğu dikkate alındığında, davacının başvurusunun da mevzuata uygun ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, bölüm başkanlığı gibi akademik-idari görevlerde “fiili görev” ile “kadrolu görev” arasındaki farkın son derece belirleyici olduğunu göstermektedir. Akademik yöneticilik görevlerinde mevzuata aykırı atama yapıldığını veya başvurunuzun hukuka aykırı biçimde reddedildiğini düşünüyorsanız, sürecinizi birlikte değerlendirebiliriz.